İçeriğe geç

Bilgisayar Programcısı devlette ne kadar maaş alır ?

Bilgisayar Programcısı Devlette Ne Kadar Maaş Alır? Bir Günlük Sayfasından Taşan Duygular

Kayseri’de kış sabahları biraz sert olur. O sabah da öyleydi. Pencerenin buğusunu elimle silip sokağa baktım, sonra masama oturup günlüğümü açtım. Son zamanlarda sayfaların başlığı hep aynıydı: “Gelecek.” Ve o geleceğin tam ortasında dönüp duran tek bir soru vardı: Bilgisayar Programcısı devlette ne kadar maaş alır?

Bu soru, kuru bir maaş hesabı değildi benim için. Hayatımın, hayallerimin, sabahlara kadar yazdığım kodların karşılığını sorguladığım bir cümleydi.

Bir Kahve, Bir İlan ve İçimde Kıpırdayan Umut

İlanı Gördüğüm An

O gün üniversiteden bir arkadaşım mesaj attı: “Devlete bilgisayar programcısı alımı var.”

Bir an kalbim hızlandı. Kahvem soğudu, fark etmedim bile.

İlanı açtım. Kadro, şartlar, sınavlar… Hepsi tanıdık. Ama gözüm otomatik olarak tek bir yere gitti: Maaş.

Ve yine o soru içimde yankılandı: Bilgisayar Programcısı devlette ne kadar maaş alır?

Rakamlar ve Hisler Aynı Sayfada Durmuyor

Resmî Bilgilerle Yüzleşmek

Araştırdım. Okudum. Not aldım. Yeni başlayan bir bilgisayar programcısının devlette aldığı maaş, belli katsayılara, dereceye, ek ödemelere bağlıydı. Kabaca bakınca, özel sektördeki uçuk rakamlarla kıyaslanamazdı.

Ama işte tam burada duygular devreye giriyor.

Bir yanım şöyle diyordu:

“Daha fazlasını hak etmiyor musun? Onca emek, onca uykusuz gece?”

Diğer yanım ise daha sakindi:

“Düzenli maaş, sosyal haklar, güven.”

Akşam Eve Dönüş Sahnesi

Anneme Anlattığımda

Akşam yemeğinde anneme açtım konuyu.

“Devlette bilgisayar programcısı olsam maaş şu kadar civarıymış.”

Annem kaşığı bıraktı, yüzüme baktı.

“Oğlum, az mı bu? Maaşı günü gününe, işi belli.”

O an anladım. Onun için mesele rakam değildi. Güvendi. Benim içinse mesele, hayallerle gerçekler arasındaki o ince çizgiydi.

Günlük Sayfalarında Dolaşan Sorular

Paradan Fazlası

Gece günlüğüme şunu yazmışım:

“Bilgisayar Programcısı devlette ne kadar maaş alır?” diye soruyorum ama aslında şunu demek istiyorum:

“Hayatım ne kadar değerli?”

Devlette çalışmak demek;

Daha az risk

Daha az belirsizlik

Daha çok düzen

Ama belki de daha az hayal kırıklığı.

Heyecanla Korkunun El Ele Yürüdüğü Yer

Sınav Düşüncesi

Başvuru tarihleri yaklaşırken içimde garip bir heyecan vardı. Sanki bir kapının önündeydim ama kapının ardında ne olduğunu tam bilmiyordum.

Maaş? Evet, önemliydi.

Ama asıl mesele şuydu:

“Bu yol beni mutlu eder mi?”

Bilgisayar programcısı devlette ne kadar maaş alır sorusu, artık tek başına değildi. Yanına şunlar eklenmişti:

“Sabah işe giderken içim sıkılır mı?”

“Akşam eve döndüğümde kendimle barışık olur muyum?”

Küçük Bir Sahne, Büyük Bir Düşünce

Otobüs Durağında Beklerken

Bir sabah otobüs durağında beklerken etrafı izledim. Memurlar, öğrenciler, işçiler… Herkes bir yerlere yetişiyordu.

O an içimden şunu geçirdim:

“Belki de mesele ne kadar maaş aldığın değil, aldığın maaşla nasıl bir hayat kurduğun.”

Devlette bilgisayar programcısı olmak; çok zengin etmeyebilir ama geceleri daha rahat uyutabilir.

Son Sayfa: Umutla Yazılmış Bir Cümle

Kendime Dürüst Olmak

Günlüğümün son sayfasına şunu yazdım:

“Evet, Bilgisayar Programcısı devlette ne kadar maaş alır? sorusunun bir cevabı var. Ama benim için asıl cevap, bu yolun bana ne hissettirdiğinde saklı.”

Hayal kırıklığı var mı? Var.

Heyecan? O da var.

Umut? En çok o var.

Belki bu yol benim yolumdur, belki değildir. Ama bildiğim bir şey var:

Bu soruyu sormam bile, geleceğimi ciddiye aldığımı gösteriyor.

Ve bazen, en güzel başlangıçlar da tam burada başlıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

beylikduzu escort beylikduzu escort avcılar escort taksim escort istanbul escort şişli escort esenyurt escort gunesli escort kapalı escort şişli escort
Sitemap
elexbetvdcasino girişbetexper güncel