Tekrarlanabilirlik İlkesi Nedir? (Ve Neden Herkesin Hayatında Var?)
Hepimizin hayatında bazı olaylar, anlar, hatta hatalar, sürekli bir şekilde kendini tekrar eder. Tıpkı o eski bir şarkı gibi, bir kez dinledikten sonra hep aklınızda kalır ve bir şekilde her gün kulaklarınızda çalar. İşte bu, bir tür “Tekrarlanabilirlik İlkesi”. Ama durun, hemen bilimsel terimlere boğmayalım. Çünkü bu ilke sadece laboratuvarlarda ya da üniversite derslerinde geçerli değil, hayatın her köşesinde! Hatta şöyle diyebiliriz: Tekrarlanabilirlik ilkesi, tam da sokakta, bizimle, her an yanımızda.
Tekrarlanabilirlik İlkesi: Bilimsel Tanım (Beni Anlayın, Ne Dediğimi Biliyorum)
Bu ilkeyi tam olarak anlamak için, bir bilimsel açıklamaya göz atmamız gerekebilir: Tekrarlanabilirlik İlkesi, bir deneyin veya gözlemin, aynı şartlar altında tekrarlandığında, benzer sonuçlar vermesi gerektiğini söyler. Yani bir bilim insanı, herhangi bir deney yaparken, aynı malzemelerle ve koşullarla aynı deneyi defalarca yapabilmeli ve aynı sonuca ulaşmalıdır. Bu, bilimsel metotların temel taşlarından biridir. Sonuçta, “Bu deney tamamen tesadüf!” demek, ancak çok iyi bir bahane olabilir.
Peki ama gelin, bunu gündelik hayatımıza nasıl entegre ederiz? Hadi bunu bir örnekle netleştirelim.
Hayatımızdaki Tekrarlanabilirlik: Çıkmaz Sokağa Takılmak Gibi
Bazen, insanlar sürekli aynı hatayı yapar, değil mi? Örnek: Dün akşam “Bir daha asla bu kadar geç kalmayacağım!” diye karar veriyorsunuz. Ama ne oluyor? Bugün bir arkadaşınızla buluşmak için evden çıkıyorsunuz ve… aynen o eski filme başlıyorsunuz: Yine geç kalıyorsunuz. Tekrarlanabilirlik ilkesi işte tam burada devreye giriyor. Bir şekilde aynı hatayı tekrar yapıyorsunuz.
Ben: (Evden çıkarken) “Tamam, bugün gerçekten vaktinde çıkacağım. Her şey yolunda, kesinlikle geç kalmam.”
Kendimle İçimden: “Ama dur, biraz interneti karıştırmak gerek.”
Sonra: (Saat 10:05, buluşmaya 15 dakika kaldı) “Neden her şey hep böyle oluyor?”
İşte bu, Tekrarlanabilirlik ilkesiyle baş başa kalmak. Aynı olay, farklı zamanlarda ama aynı şekilde tekrar eder. Sonra bunun üzerine biraz düşünürsünüz, ama “Yok ya, bu kesinlik tesadüftür” dersiniz. İşte o, beyninizin kendini o kadar doğru bir şekilde “tekrarlama” eğiliminden kaynaklanır.
Tekrarlanabilirlik İlkesi ve Sosyal Hayat: Aynı Yüz, Aynı Sorular
Bir de bunun sosyal hayatta olan versiyonu var. Herhangi bir arkadaş grubunda hep aynı sorular sorulur. “Aaa, sen hâlâ bu kişiyle mi çıkıyorsun?” diye soran insanlar var. Bir anda bir arkadaşınız, size tam olarak aynı şeyi soruyor. Geçen hafta da aynı soruyu sormuştu. Peki neden? Çünkü Tekrarlanabilirlik İlkesi hayatımıza nüfuz etmiş durumda!
Arkadaşım: “Sürekli aynı soru soruluyor, değil mi?”
Ben: “Evet, o kadar sık ki, sanki sabah akşam aynı dönme dolaba biniyoruz.”
Ve sonra hep aynı cevaplar gelir. Bu tekrarlanabilirlik, sosyal yaşamın sıradan ve bazen sıkıcı yönlerinden biridir. Ama işte bu da bir çeşit tekrarlanabilirlik ilkesidir. İnsanlar, özellikle de arkadaşlar, aynı senaryoları tekrar ederler ve bir şekilde her seferinde farklı bir tonla, bazen aynı soruyu sorarlar.
Tekrarlanabilirlik İlkesi: Sadece Kötü Olanlar mı?
Hayır, kesinlikle değil. Tekrarlanabilirlik ilkesi hayatın sadece kötü taraflarında değil, aynı zamanda eğlenceli ve güzel anlarında da iş başındadır. Örneğin, bir şarkıyı defalarca dinlemek, bir filmi her izleyişinizde aynı bölümü tekrar tekrar izlemek, en sevdiğiniz yeri her ziyaret ettiğinizde aynı keyfi almak… Bunlar da aslında tekrarlanabilirlik ilkesinin pozitif yönleri. Çünkü bir şeyin tekrar edilmesi, o şeyin sizin için önemli olduğunu ve hala etkisini kaybetmediğini gösterir.
Ben: “Geçen hafta tekrar o filmi izledim.”
Arkadaşım: “Yine mi? Hangi sahne?”
Ben: “O aynı sahne işte, her seferinde aynı duyguyu hissediyorum. Tekrarlanabilirlik, işte böyle bir şey.”
Evet, bazen eski bir filmi tekrar izlerken, duygular yine aynı oluyor. Beynimiz, o şarkıyı ya da filmi her hatırladığında, tıpkı ilk kezmiş gibi aynı tepkileri veriyor. Bu, Tekrarlanabilirlik ilkesi sayesinde oluyor.
Sonuç: Tekrarlanabilirlik İlkesi Hayatın Kendisi
Günlük hayatımızdaki tekrarlayan olaylar, bizi bazen sinirlendirse de, bazen de kendimize gülmemize sebep olur. Tekrarlanabilirlik ilkesi, sadece bilimsel bir kavram değil, aslında hayatımızın her anına sızmış bir şey. Önemli olan, bunun farkına varmak ve zaman zaman “Evet, yine aynı hatayı yapıyorum!” diyebilmek.
O yüzden, bir dahaki sefere birini ya da bir durumu sıkça rüyada görürseniz, ya da sürekli aynı hatayı yapıyorsanız, “Tekrarlanabilirlik ilkesi”ni aklınıza getirin. Çünkü hayat, tıpkı bir döngü gibi, hep bir noktada kendini tekrar eder.